bağışlamak

v. donate, give away, give to charity, save, absolve, bestow, dispense, endow, grant, hand over, kick in; remit, pardon, forgive, excuse, have mercy
* * *
1. donate 2. excuse

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • bagışlamak — bağışlamak III, 334, 355 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini

  • bağışlamak — i, e 1) Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine vermek, teberru etmek Bütün malını Kızılay a bağışladı. 2) Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek, affetmek Çocuk elindeki çiçek demetini kumandanın ayağı altına atarak:… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • adını bağışlamak — hlk. ismini bağışlamak Adınızı bağışlar mısınız? …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • suçunu bağışlamak — bir kimseye işlediği suçun cezasını vermemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ismini bağışlamak — kendi adını başka bir kimseye söylemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • canını bağışlamak — öldürülmesi gerekirken vazgeçmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hibe etmek — bağışlamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • teberru etmek — bağışlamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bahşetmek — bağışlamak; sunmak; eriştirmek; vermek …   Hukuk Sözlüğü

  • ad — 1. is., ddi, Ar. ˁadd 1) Sayma 2) Sayılma Birleşik Sözler addetmek addolunmak 2. is. 1) Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim: Çocuk, kedi, ağaç, düşünce, iyilik, Ahmet, Ertuğrul birer addır 2)… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • affetmek — i, der, Ar. ˁafv + T. etmek 1) Bağışlamak 2) Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek Beni affedin, gelemeyeceğim. 3) den Görev veya işten çıkarmak Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.